OKUL KORKUSU KÜÇÜMSENMEMELİ

Okulların açılmasıyla birlikte bazı çocuklarda okula gitmek istememe, okul kapısında ağlama, ebeveynden ayrılmakta zorlanma ve çeşitli bedensel şikâyetler görülebiliyor. Uzmanlar, bu belirtilerin altında ayrılık kaygısının yanı sıra akran zorbalığı, sosyal kaygı, öğrenme güçlüğü veya aile içinde yaşanan değişimlerin bulunabileceğine dikkat çekiyor.

05 Eyl 2026 - 11:00 YAYINLANMA
05 Eyl 2026 - 02:31 GÜNCELLEME
OKUL KORKUSU KÜÇÜMSENMEMELİ

Üyesi Yakup Erdoğan, okul korkusu ve okula gitmeyi reddetme davranışının yalnızca “isteksizlik” ya da “inatlaşma” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Erdoğan, çocuğun yaşadığı kaygının nedeninin anlaşılmasının ve aile ile okulun ortak bir yaklaşım benimsemesinin önemine vurgu yaptı.

OKULA DÖNÜŞ KAYGIYA NEDEN OLABİLİYOR

Yeni bir okula başlamak, uzun bir tatilin ardından derslere dönmek veya okul değiştirmek bazı çocuklarda yoğun kaygıya yol açabiliyor. Bu durum; evden çıkmak istememe, ebeveyne sıkıca tutunma, okul girişinde ağlama ve çeşitli fiziksel yakınmalar şeklinde kendini gösterebiliyor.

Uzman Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, okul korkusu ile ebeveynden ayrılma kaygısının birbirini güçlendirebildiğini belirterek çocukların verdiği sinyallerin doğru okunması gerektiğini ifade etti.

KAYGININ NEDENİ ARAŞTIRILMALI

Her çocuğun okula gitmekte zorlanmasının aynı nedenden kaynaklanmadığını belirten Erdoğan, ayrılık kaygısının yanı sıra arkadaşlar tarafından dışlanma, öğretmenle iletişim kurmakta zorlanma veya akademik başarısızlık korkusunun da etkili olabileceğini söyledi.

Akran zorbalığı, öğrenme güçlükleri, dikkat sorunları, öğretmen ya da sınıf değişikliği, taşınma, aile içindeki sorunlar ve yaşanan önemli yaşam olaylarının da okul reddinin arkasında bulunabileceğini aktaran Erdoğan, çocuğun ev, okul ve sosyal yaşamının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

KARIN AĞRISI VE BULANTI DA BELİRTİ OLABİLİR

Kaygının çocuklarda yalnızca duygusal değil, fiziksel belirtilerle de ortaya çıkabileceğine dikkat çekildi. Özellikle okul saatleri yaklaşırken karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı, iştahsızlık veya sık tuvalete gitme ihtiyacı gibi şikâyetler görülebiliyor.

Erdoğan, bu tür yakınmaların öncelikle tıbbi açıdan değerlendirilmesi gerektiğini, fiziksel bir neden bulunmadığında ise çocuğun yaşadığı duygusal süreçlerin ele alınmasının önemli olduğunu belirtti.

VEDALAŞMA KISA VE NET OLMALI

Okul kapısında uzun süren vedaların ve tekrar tekrar geri dönmenin çocuğun ayrılık kaygısını artırabileceğini ifade eden Erdoğan, ebeveynlerin sakin, kararlı ve öngörülebilir bir tutum sergilemesini önerdi.

Çocuğa ne zaman geri dönüleceğinin anlayabileceği şekilde anlatılması ve verilen sözlerin tutulmasının güven duygusunu desteklediğini belirten Erdoğan, tehdit, kıyaslama, utandırma veya korkuyu küçümseme gibi yaklaşımların ise kaygıyı artırabileceği uyarısında bulundu.

AİLE VE OKUL ORTAK HAREKET ETMELİ

Okul korkusunun çözümünde aile, öğretmen, rehberlik servisi ve gerektiğinde çocuk ruh sağlığı uzmanlarının iş birliği yapmasının önemine dikkat çekildi.

Çocuğun okula geldiğinde kim tarafından karşılanacağının, sınıfa nasıl geçeceğinin ve zorlandığı zaman kimden yardım isteyebileceğinin önceden belirlenmesinin belirsizliği azaltabileceği ifade edildi. Evde ve okulda farklı mesajlar verilmesinin ise çocuğun kaygısını artırabileceği belirtildi.

SÜREKLİ HALE GELİRSE DESTEK ALINMALI

Okula gitmeyi reddetmenin yalnızca bir davranış problemi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, kaygının uzun sürmesi, şiddetlenmesi veya çocuğun düzenli şekilde okula devam etmesini engellemesi halinde uzman değerlendirmesinin önemli olduğunu söyledi.

Çocuğun yaşı, gelişim özellikleri, kaygının nedeni ve süresi ile aile dinamiklerinin değerlendirilmesi gerektiğini aktaran Erdoğan, ihtiyaç halinde psikoterapi, ebeveyn danışmanlığı ve okul düzenlemelerinin bir arada planlanabileceğini ifade etti.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: